ANKARA VİZYON

Anasayfa TARİHİ YERLER MÜZE Resim Heykel Müzesi Paylaş

TARİHİ YERLERResim Heykel Müzesi

Tarihi Türkocağı binasının restore edilmesi sonucu 1980 yılında faliyete geçen Ankara Resim ve Heykel Müzesi Müdürlüğü; bünyesinde daimi sergilerin teşhir edildiği altı adet salonu, değişen sergilerin açıldığı üç adet galeri salonu, resim, heykel, seramik, fotoğraf ve restorasyon atölyeleri ile plastik sanatlar alanındaki ihtisas kütüphanesi, kafeteryası, ayrıca konser, tiyatro, film vb. gösterilerin yapıldığı 426 kişilik akustik özelliğe sahip çok amaçlı bir salondan oluşmaktadır.

Ankara Resim Heykel MüzesiAnkara Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nin içinde yer aldığı yapı, Namazgâh Tepesi’nde Yüksek Mimar-Mühendis Arif Hikmet Koyunoğlu (1888-1982) tarafından inşa edilmiştir. “I. Ulusal Mimarlık Dönemi”nin en güzel örneklerinden olan yapı Türk Ocakları merkez binası olarak projelendirilmiştir. Türk Ocakları, II. Meşrutiyet’ten sonra kurulmuş olup Kurtuluş Savaşı’nı destekleyen, Atatürk ilkelerini, Cumhuriyet yönetiminin erdemlerini kültürel yolla halka yayan, devletten yardım alan kuruluşlardı. 1926 yılında Türk Ocağı merkez binası için bir proje yarışması açıldı. Atatürk’ün direktifleriyle Namazgâh Tepesi’nde Etnografya Müzesi’ni yapan Mimar A. Hikmet Koyunoğlu’nun projesi birinci oldu. Atatürk’ün suluboya resminden beğenip onayladığı binanın inşaatına 21 Mart 1927’de başlandı. Yüce Atatürk, binada Türk süslemelerinin kullanılmasını istemiş ve yalnızca Türk işçilerinin çalışmasını emretmişti. Kurtuluş Savaşı’nda Türk taşçı ustalarının önemli bir bölümü cephede ölmüştü. Mimar Koyunoğlu mezartaşı ustalarını toplayarak ve Marmara adasından bin bir güçlükle mermer getirerek 1930 yılı Nisanında binanın inşaatını tamamladı. Mermer ustası Hüseyin Avni, maden ustası Hakkı, taşçı ustası Baki ve Ankaralı Hüseyin Efendiler mimarın adlarını saygıyla andığı ustalardır. İnşaat süresince Atatürk sık sık denetimde bulunmuştur. Mimar Koyunoğlu’nun anılarına göre, Atatürk karlı bir kış günü gene denetime gelmiş, tahtalarla çevrili odalarda mermeri işleyen işçilerle birlikte tencerede kaynatılan çayı tahta kaşıkla içmiştir. Gençlik Parkı projesinden de inşaatın önünde Mimar Koyunoğlu’na söz etmiştir.

Türk Ocakları merkez binası, 1931 yılı başlarında Türk Ocaklarının kapanmasından sonra 10 Haziran 1931 tarihinde Cumhuriyet Halk Fırkası (Partisi)’na devredilmiştir. 1932 yılında Türk halkının eğitim ve kültürel yönden kalkınmasını sağlamak, Cumhuriyet yönetiminin erdemlerini, Atatürkçülük ilkelerini halka yaymak amacıyla Halkevleri’nin açılması üzerine yapıda Ankara Halkevi hizmet vermeye başlamıştır.

Ankara Halkevi, başkentin kültürel yaşamına hareket getirmiştir. Önemli toplantılar, törenler, konserler, tiyatro-opera-bale temsilleri bu yapının görkemli salonunda gerçekleştirilmiş, zengin bir kitaplık kurulmuştur. Atatürk sık sık söz konusu etkinlikleri Cumhurbaşkanlığı locasından izlemiştir.

Halkevleri’nin 1952 yılında kapatılmasından sonra bina hazineye devredilmiş, kullanma yetkisi ise yeniden açılan Türk Ocakları’na verilmiştir. 1952-1961 yılları arasında binada, Türk Ocakları Derneği’nin düzenlediği etkinliklerin yanında Devlet Tiyatroları’nın 3. Sahne temsilleriyle Ankara Belediyesi’nin nikâh hizmetlerine yer verildiği görülmüştür. Üç kuruluşun binaya sahip çıkmaması yüzünden gerekli onarımlar yapılmış, yer yer yıkıntılar oluşmuştur. Bunun üzerine 1961 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in emriyle bina, Millî Eğitim Bakanlığı’na aynı yıl yeniden Türk Ocakları Derneği’ne verilmiştir. 1965 yılında bina bir kez daha el değiştirmiş, Köy İşleri Bakanlığı’nın olmuş ancak Türk Ocakları Derneği etkinliklerini sürdürmüştür. 1971 yılında Millî Savunma Bakanlığı’na devredilen bina, bu bakanlığın raporu üzerine 1972 yılında Millî Eğitim Bakanlığı’na tahsis edilmiştir. Bütün bu el değiştirmeler sırasında bina çok yıpranmış, tarihsel eşyalarının bir bölümü tahrip edilmiş, salonun locaları sökülmüş, sahne kullanılmaz duruma gelmiştir.

1972 yılında Millî Eğitim Bakanlığı’nca Ankara Halk Eğitimi Merkezi ve Akşam Sanat Okulu’na dönüştürülen binada büyük değişiklikler yapılmış, odalar birleştirilip atelye haline getirilmiş, bazı pencereler örülmüş, marangoz-torna tezgâhları monte edilmiştir. Çeşitli meslek kursları açılan binada en büyük tahribat bu dönemde olmuş, iç ve dış süslemelerin bir bölümü dökülmüştür.



Bu bilgi 390 kez okundu.
Güncelleme : 12.11.2010