ANKARA VİZYON

Anasayfa İLÇELER HAYMANA Paylaş

İLÇELERHAYMANA

Osmanlı Devletinin Kurucusu Osman Gazi'nin annesinin adının Hayme Ana olduğu, şimdi İlçe merkezinin bulunduğu yerde vefat ettiği ve buraya defnedildiği; mezarının burada bulunması nedeniyle de Hayme Ana adının değişerek Haymana olduğuna inanılmaktadır.

HAYMANA İLÇESİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER

Haymana İlçesiHaymana kelimesinin, Divan-ı Lugat-ı Türk'te mera, otlak, yeşillik anlamına geldiği bilinmektedir. XVIII. Yüzyıl Ankara çevresinin idari yapısında bu bölgeden Haymanateyn diye bahsetmektedir. 1588-1590 yılları arasındaki Ankara Şeriye Sicilinde bu bölgeden Büyük Haymana ve Küçük Haymana diye bahsedilmektedir.

Dereköy'de bulunan ve 1930 ve 1998 yıllarında kazı çalışmaları yapılan Gavurkale önemli bir Frig yerleşim alanıdır. Türkhöyük köyü ve Oyaca kasabalarında bulunan höyükler, buraların Hititler döneminde bir yerleşim alanı olduğunu göstermektedir. Anadolu'nun her bölgesinde olduğu gibi Haymana'nın çeşitli yörelerinde (Gavur Kalesi, Culuk Köyü, Oyaca, Höyük) yapılan kazılarda bölgede Hititler, Frigyalılar ve Romalıların izlerine rastlanmıştır. 1071 Malazgirt Zaferinden sonra Anadolu'nun Türkleşmesiyle birlikte XII. Yüzyılda Haymana'nın da yer aldığı bölge Türk egemenliğine girmiştir.

KURTULUŞ SAVAŞI YILLARINDA HAYMANA

23 Ağustos 1921'de başlayıp 12 Eylül 1921'de Düşmanın Haymana'dançıkarıldığı Sakarya Meydan Savaşının bir kısmının İlçemiz sınırlarındaki Mangaldağı,Türbetepe ve Çaldağ mevkilerinde geçtiği bilinmektedir. Kurtuluş savaşını en iyi anlatan eserlerden biri hiç şüphesiz Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun "Yaban" romanıdır. Eserin en önemli sahnesi şöyledir;

Biliyorum Beyim sende onlardansın, emme,
Onlar kim?
Aha Kemal Paşa'dan yana olanlar...
İnsan Türk olurda, nasıl Kemal Paşa'dan yana olmaz?
Biz Türk Değiliz ki beyim.
Ya nesiniz?
Biz İslâmız, Emhamdülillah...
O senin dediklerin Haymana'da yaşarlar.(Sayfa 139).

Kurtuluş savaşında Çal Tepesi'nin stratejik bakımdan büyük önemi olmuştur. Bu savaşın en kanlı bölümü Haymana'da cereyen etmiştir.En önemli mevkii de Çal Tepesi olmuştur.Nitekim Mustafa Kemal'de bunu farkındadır. O sıralar Ata'nın yanından hiç ayrılmayan Halide Edip (Adıvar) gördüklerini daha sonra anılarında anlatmıştır.

SELÇUKLU VE OSMANLI DÖNEMLERİNDE HAYMANA

Daha önce Bizans hakimiyetinde olan Haymana 1127 yılından tibaren Selçuklu Türk hakimiyetine girdi. Selçuklular' ın Haymana' da kaldıklarını belgeleyen sadece iki tarihi yapı vardır. Bugün Haymana' nın Kutluhan köyünün yakınında bulunan Kutluhan Camii ve miladi 1188 yılında yapılmış olan Yenice köprüsüdür.

Ankara, Selçuklular' dan sonra sırasıyla Moğollar' ın amansız baskıları altında kalmıştır. Kösedağ yenilgisi sonucunda bir müddet İlhanlılar' ın elne geçti. ( 1304 ) İlhanlılar' ın Ankara' yı ele geçirmelerinden sonra bozulan Anadolu Selçukluları' nın ekonomik ve siyasi yapısı, bazı beyliklerin bağımsızlıklarını ilan etmesine yol açmıştır. Bu beyliklerden olan Osmanlılar ilk kez Ankara civarında yerleşmişler ve ilk yurtları da Haymana' nın Karacadağ ( Altılar ) köyü civarı olmuştur.

Timur 1402 Ankara savaşını kazandıktan sonra Haymana ovasında ilerlemeye başladı ve böylece Haymana Timur İmparatorluğunun eline geçti. Haymana, Timur döneminden sonra Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı topraklarına katıldı. ( 1521 )16. Yüzyılın sonlarından Ankara Anadolu Eyaleti içinde kendi adıyla anılan bir sancağın ve aynı zamanda bir kadılık bölgesinin merkezi idi. Sancak Ankara, Ayaş, Yabanabad, Çubuk, Şorba, bacı, Yörük, Murtazabad, Çukancak kazaların ayrılmıştır.

Yörük kazası, büyük ve küçük Haymanalar ile Uluyörük, Aydınbeyli, Karakeçili diye adlandırılan ve sancağın güneyini kaplayan yörük bölgesini içine alıyordu. haymana 19 y.y. ilk yarısında 264 köye sahip olan bir kaza merkeziydi. Bugünkü Haymana ilçe merkezi başlangıçta Sivri köyündeydi. 1862' büyük bir yangın sonucu hükümet konağı yanınca sivriden kaza merkezi halen Haymana' ya 7 Km. uzaklıktaki Sarı Değirmen ( Elif ) köyüne yeni bir kaza merkezi bulununcaya kadar geçici olarak nakl edilmiştir. Orada da 6 yıl kaldıktan sonra 1874' te tekrar Kazan' ın şimdiki Yeşilyurt ( Kadıköy ) köyüne nakli icap etmiş ve 1880 yılında ise kasaba merkezi şimdiki yerine kurulmuştur. Kasaba yeri boş bir arazi olup o zamanlarda yalnız kaplıcaları ile tanınmakta idi.

HAYMANA'NIN COĞRAFİ YAPISI

Haymana İlçesiToprakları 39 – 40 kuzey enlemleri, 32 – 33 doğu boylamları arasında yer alır; yüzölçümü 2976 km 2 , rakımı 1259'dur. İlçenin doğusunda Bala ve Gölbaşı, güneyinde Kulu ve Cihanbeyli, batısında Polatlı ve kuzeyinde Gölbaşı İlçeleri yer alır.

İlçe topraklarının 2/3 sini Haymana Platosu oluşturur. Ormanlık alan yok denecek kadar azdır. Haymana Platosunun rakımı 1100 m. dir. İlçemiz sınırlarında bulunan dağlardan Karacadağ'ın yüksekliği 1724 m, Mangaldağ 1436 m. ve Çaldağı 1351 m.dir. 297.6 Hektar alanda tarım yapılmaktadır.

Haymana Kaplıcasının Tarihçesi;


Şifalı suların insanlar tarafından kullanılması insanlık tarihiyle başlar. Anadolu' da ki şifalı kaynakları ilk kullanan kavmin Etiler olduğu sanılmaktadır.

Yıllar önce Haymana kaplıcasının olduğu yerde yapılan kazılardan çıkan havuz parçalarının Dereköy yakınındaki Eti Mabedi olduğu kesinlik kazanan Gavur Kalesi taşlarıyla aynı menşeli olduğu uzmanlarca tespit edilmiştir. Tarihi Kral Yolu güzergahında bulunan Haymana kaplıcalarının, daha birçok kavim tarafından kullanıldığı sanılmaktadır.

Bu bölge de Galatların bu bölgeye GALATİA SALUTARİS yani sıcak su membası adı vermesi tesadüf değildir. Etiler ve Galatlar' dan başka Romalılar' ın bu kaplıcayı geliştirdiği sanılmaktadır. Romalılar' ın Etiler tarafından yapılmış Horasan' da yapılmış bir galeri içinde toplanmış olan membadan taksim yerine kadar olan galeriler bozulmuş ve adi toprak kanaldan düzenlenmiş olan kaplıca, Halaşlı Mehmet Ağanın ailesinden Haymana müstantiklerinden bir zat tarafından gözden geçirilmiştir.

Kaplıca ilk büyük tamiratında 1929 yılında Belediye Başkanı olan Bekir Fahri Daldaloğlu zamanında görmüştür.

Haymana Kaplıcalarında Kesin Tedavi Olan Hastalıklar

1- Romatizmal Hastalıklar ve kireçlenmeler,
2- Müzmin, mafsal, yıpranma, aproz, siyatik,
3- Beyin, omurilik, çocuk felci gibi hastalıklar,
4- Romantiod, atrid ve solunum yolu hastalıkları,
5- Bel ve boyun fıtıkları, deri - cilt hastalıkları,
6- Damar sertlikleri, bronşit, astım hastalıkları,
7- Böbrek ve safra kesesi kum taşlarının dökülmesi,
8- Norove jeatik sinir sistemi bozuklukları,
9- Yüksek Tansiyon ve Kalp Yetmezliği,
10- Kadın hastalıkları.

Kaplıca Tedavi Teknikleri
1- Kaplıca kürü en az 15 en fazla 21 kürdür,
2- Günde en çok iki banyo alınmalıdır,
3- Banyo süresi 5 - 15 Dk. Arasında olmalıdır,
4- Banyodan sonra istirahat edilmelidir,
5- Banyo boyunca meyve ve sebze yenmelidir,
6- Boş zamanlarda yürüyüş ve egzersiz yapılmalıdır,
7- Gerekli ilaçlar alınmalı ve diyetler uygulanmalıdır,
8- Rehabilitasyon ve fizik tedavi gerekse yapılmalı,
9- Psikoterapiye önem verilmeli
10- Tedavi bittikten sonra en az 20 gün istirahat edilmeli.


İlçe kaplıcaları şifa noktasında dünyanın en önde gelen kaplıcalarından birisidir. İlçe turizminin ve ekonomisinin önemli bir kısmında kaplıcalar yer almaktadır. Her yıl ortalama 200.000 kişi kaplıcalarımızdan şifa bulmak amacıyla ilçeye gelmektedir.



Bu bilgi 1151 kez okundu.
Güncelleme : 19.09.2010