Kızılcahamam İlçesi Ankaraya 80 km uzaklıktadır. Ancak ilk bilinen ilçe merkezi bugünkü Demirciören köyü yerleşim yeri olup, kayıtlarda Yabanabat olarak geçmektedir. 1880 yılında ilçe merkezi eski adı çorba olan şimdiki Pazar bucağına taşınmış ve 1915 yılında bugünkü yerleşim yerine nakledilmiştir. Bölgemizde bulunan Hitit devri kalıntıları göz önünde tutulursa bölgenin yerleşim yeri olarak tarihinin M.Ö.' ki dönemlere dayandığı anlaşılmaktadır.
Kızılcahamam ilçesi doğudan Çubuk, batıdan Çamlıdere ve Güdül, kuzeyden Çankırı'nın Çerkeş ve Bolu'nun Gerede ilçesi ile güneyden Ayaş ve Kazan ilçeleriyle çevrilidir.
İlçemizde Kurtboğazı, Eğrekkaya ve Akyar barajları mevcut olup bu barajlar Ankara’nın sulama ihtiyacını karşılayan barajlardır. Akyar barajının suyu Eğrekkaya barajına ve oradan da Kurtboğazı barajına transfer edilmektedir. Kızılcahamam İlçesi yeraltı suları bakımından zengindir. Özellikle şifalı kaplıcaları meşhurdur. Kızılcahamam İlçesinde karasal iklim hüküm sürmesine karşın yapılan barajlar ve Karadeniz’e yakınlığından dolayı Batı Karadeniz iklimi özellikleri de görülmektedir. Yağmurlar İlkbaharda yoğun olmakla beraber, Ormanlık alanın fazla olmasından dolayı yıl itibari ile yağışlı günler daha fazladır. İlçenin ortalama sıcaklığı +11 C 'dir. En yüksek sıcaklık ağustos ayında 34 C , en düşük sıcaklık şubat ayında -20 C ' olarak tespit edilmiştir.
Kızılcahamam İlçesinde ortalama nem % 66 '
dır. En yüksek nem kış aylarında % 76, en düşük Eylül ayında % 4 olarak tespit edilmiştir. 107 köyü ve bir beldesi olan ilçenin 2000 yılı sayımına göre nüfusu 33 623’dür. Bu nüfusun 16 195 ilçe merkezinde, 17428’ köylerde yaşamaktadır
Kızılcahamam İlçesi 1711.87 Km2 ' lik alan üzerine kurulmuş olup ,merkezinin rakımı 975 metredir.
Kızılcahamam Ankara’ ya 80 km. mesafede, Ankara- İstanbul karayolu üzerinde, 16.000 nüfuslu, çam ormanları, şifalı suları, kekik ve çam balı, modern turistik tesisleri ile eskiden beri başkentin akciğeri ve su deposu olarak bilinir. Ulaşım, Ankara Bentderesi ve Kızılcahamam’ daki terminallerden her 15 dakikada bir hareket eden otobüslerle sağlanır.
İlçemiz, eşsiz tabii güzelliği, bol su kaynakları ve kuzey ile güneyi bağlayan Kargasekmez ve Azaphane geçitleri ile antik çağlardan beri yerleşim için bir cazibe merkezi olmuştur.
İlçemiz Başköy Kalesi, Mahkeme Ağacin ve Alicin kanyonu kilise mağaraları, Akdoğan Köyü kazıları, Saray köyü Roma harabesi, Seyhamamı’ ndaki eski kilise, İlçe tarihinin ilkçağlara kadar uzandığını, o devirlerde önemli bir yerleşim yeri olduğu konusunda bir fikir veriyor.
Yapılan araştırmalarda Çeştepe köyünün Paleolotik devirde ( En az 10.000 yıl önce) yerleşim yeri olduğu görülüyor. Ayrıca İnceğiz ve Çeltikçikale de antik çağın önemli birer yerleşim yeridir.
M.Ö. 2. Bin yıl başlarında, Hititler Ankara ve çevresine hâkim olmuşlardır. Prof. Dr. Muzaffer Şenyürek’in yaptığı araştırma ve kazı bulgularından, Hititlerin bölgede ve Kirmir vadisi tabanında yaşamış oldukları tesbit edilmiştir.
M.Ö. 547’de kurulan Lidya hakimiyetinden sonra Galatlar M.Ö 281 den itibaren Ankara ve çevresinde hakimiyet kurarlar. Bu devirde Yabanâbad, merkezi Gangra (Çankırı) olan Paflagonya Eyaleti içindedir.
M. S. 7. asırdan itibaren Araplar’ ın İstanbul’a düzenledikleri seferler sırasında, Ankara ve Yabanabad’dan (Kargasekmez, Azaphane ve Kirmir vadisi) geçmek gerektiğinden, bölge Malazgirt Zaferi’ne kadar Bizans ve Araplar arasında sürekli el değiştirmiştir.
Türkler 1071 Malazgirt Zaferi ile hiç direnç görmeden (1073) Ankara ve çevresine ulaşırlar. Bu zaferin arkasından Buhara ve Semerkant gibi ilim ve kültür merkezlerinden gelen ve “Horasan Erenleri” sayesinde Anadolu kısa zamanda Türk ülkesi haline gelmiştir. Yabanabad ise 1197 de Devrek ve çevresinin fethi sırasında Selçuklu hakimiyetine girmiştir.
Üzerinde yaşadığımız yerlere Anadolu ismi , mutasavvıf Derviş Gâzilerce verilmiştir.
Bu Derviş Gâzi’lerden biri, Taşlıca Köyü’müzde türbeleri bulunan Kırgız Ebe ve oğlu Oruç Gâzi’dir. Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat (1220-1237) ordusu ile seferde iken yolu üzerindeki Taşlıca’ya uğrar ve burada Kırgız Ebe’nin, askerlere ayran ikrâm ettiği sırada gösterdiği keramet karşılığı, Kırgız Ebe’nin dileği üzerine buraları onun evlatlarına yurtluk olarak bağışlar.
Bu dönemlerde Ankara ve Kastamonu çevresine dağınık halde 100.000 çadırlık (=400. 000 kişi) Kayı Türkmen topluluğu yerleştirilmiştir.
Oğuz aşiretleri iskân edildikleri yerlere kendi soyları ile ilgili isimler vermeye başladılar. Çevredeki köylerden Kınık, İğmir, Iğdır, biraz daha ilerlerde Kızık, Çamlıdere’de Peçenek, Bayındır, Çubuk’da Çavundur, Ayaş’da Bayat gibi köyler Oğuz boyu isimlerini taşımaktadır.
“Yabanâbad” adını ilk ne zaman aldığı bilinmemekler beraber, 1423 tarihli ilk tahrirde zikredilen “Yabanova” adının Selçuklular’dan intikal etmiştir.
Ankara Savaşı’nda (1402), Osmanlı Hükümdarı Yıldırım Bayezid’in, ordusu ile, Yıldırım Ormanları’nda otağ kurduğunu, Timur’un fillerini Işık Dağı ‘nda sakladığı belirtilir. Bu savaşta Osmanlı ordusundaki Rumeli kuvvetleri içindeki Çıtak boyu Türkleri’ nin, savaşdan sonra geri dönmeyip bölgede yerleşmiş olmaları ve bu günkü Çıtak kökünün temelini teşkil etmiş olmaları kuvvetle muhtemeldir. Bu yüzden bölge halkı Çıtak olarak anılır.
Bu dönemde Yabanâbad’ın kuzey (Güvem) bölgesi, Candaroğlu İsfendiyar Bey tarafından oğulları Hızır Bey ve Kasım Bey arasında paylaştırılır. Bölgedeki Kasımlar ve Hıdırlar köylerinin isimleri o günlerin anısını taşır.
Osmanlı arşiv belgelerinde “tabî-i Binari” ip ucuyla belirtilen “Ilısu” köyünden bahsediliyor. Bu Ilısu köyü muhtemelen Seyhamamı’ dır.
XIII asır sonlarında Şeyh Ali Semerkandî de Yabanâbad’a gelir. Önce Çankırı Eskipazar ilçesi Şeyhler Köyü’ne, oradan Berçin Çatak köyümüze, daha sonra da Çamlıdere’ye yerleşir. Bu belde Şeyh’in yerleşmesinden sonra Ali Dede Şeyhler Kâriyesi olarak ün yapar. Şeyh’in kerâmetleri arasında “Sığırcık-veya çekirge- suyu vardır ki, Eskipazar Şeyhler Köyü’nde bulunan bu su, asırlarca zararlı haşarâta karşı kullanılmıştır..
Kanunî Sultan Süleyman devri (1520-1566) başları ve II.Selim devri (1566-1599) sonlarında yapılan sayımlardan anlaşılmaktadır ki, Yabanâbad XVI:Asırda en parlak devrini yaşamıştır. Nüfus ve üretime paralel olarak refah artmış, ekilebilir alanlar genişlemiştir.
Şemseddin Sami Bey, Kâmus-u Alâm eserinde ilçemiz 175 köy ve (24.579 erkek, 24.675 erkek) 48.250 nüfusa ulaşmıştır. Ali Cevad Bey ise Memalik-î Osmaniyye’nin Tarih ve Coğrafya Lûgatı isimli eserinde bu bilgiye ilaveten 179 köy ve 8.179 hane bulunduğundan bahseder.
1915 yılı öncesi Pazar köyünde olan ilçe merkezi, bu tarihte kaymakama yapılan bir haksızlık üzerine Kızılcahamam’ a taşınır.
O yıllarda Ahiler köyünün bir otlağı ve çayırlığı görünümündeki ilçede bir hamam ve bir handan başka bir iki de mandıra bulunuyordu. Sonradan belediye başkanlarının ilçe merkezinde ikamet ettirmeyi özendirici çare ve tedbirler uygulamışlarsa da iskân ağır yürümüştür. Büyük oranda Çamlıdere’den olmak üzere yakındaki Akdoğan- Üçbaş- Taşlıca- Bayır- Karacaören- Saraycık-Kızılcaören-Doğanözü-Uğurlu köylerinden gelenlerle bir miktar nüfus artışı olmuştur.
İlçemiz Belediyesince geleneksel olarak her yıl Ağustos ayının üçüncü haftası düzenlenen Festival; 1965 yılından 1994 yılına kadar ‘Soğuksu Festivali’ 1994 yılından bu güne kadar ise ‘Su Festivali ‘ adı altında düzenlenmiştir. İlçemizi ekonomik yönden geliştirmek, tanıtmak ve ilçemize turist çekmek amacıyla düzenlenen bu etkinlikler üç gün devam etmekte olup sünnet şöleni, havai fişek gösterisi, müzik şenlikleri ve yağlı güreşler gibi etkinlikleri kapsamaktadır. Bunun yanında 16.07.1934 tarihinde İlçemizi ziyaret eden Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün İlçemizi ziyaret ve geliş gününün ilki 1966 yılında kutlanmış ancak, daha sonra kutlanmamıştır. Kaymakamlık, Belediye Başkanlığı, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve İlçe Halk Kütüphanesi Müdürlüğünün koordine etmesi ile 16 Temmuz 2000 tarihinden itibaren tekrar kutlanmaya başlanmıştır. Bu kutlamalar çerçevesinde Soğuksu Milli Parkı içerisinde Ulu Önder Atatürk’ün dinlendiği çam ağacının yanında günün anlam ve önemi ile ilgili konuşmacıların dinlenmesinden sonra müzik şenlikleri ve aynı gün akşamı ise şehir stadyumunda havai fişek gösterileri yapılmaktadır.
Kızılcahamam ilçesi Ankara ili sınırları ile mukayese edildiğinde en yoğun orman örtüsüne sahip olan bir yerleşim yeri olması nedeniyle bu orman düzeni içerisinde ülkemizde mevcut sayılı ormanlara sahip olup bu özelliğiyle yoğun bir nüfus ve hava kirliliği özelliğini taşıyan Ankara için bir akciğer görevi yapabilecek kapasitededir.
Sınırları içinde bulunan 3 adet barajla Ankara’nın su ihtiyacının çok büyük bir bölümünü karşılayan ve sağlık turizmi alanında ciddi yatırımların yapılmasına imkan veren ve çok az sayıda yerleşim yerine nasip olan yer altı su kaynaklarının zenginliği ve çeşitliliği ile şifa dağıtan bir ilçe konumundadır.
Yukarıda arzedilen zengin termal su kaynakları ile birlikte havasının temizliği ve zengin orman örtüsü ilçemizin turizm potansiyelini öne çıkarmış ve İlçe merkezi Bakanlar Kurulunun 07 Aralık 1985 gün ve 85/10036 sayılı kararı ile turizm alanı ilan edilmiştir. Bu zaman dilimi içinde arzu edilen seviyede bir gelişme sağlanabildiğini söylemek mümkün olmamakla birlikte, turizme yönelik özel yatırımlar devam etmekte olup ilçemizde bulunan turizm amaçlı tesis ve yatırımlar aşağıdaki gibi özetlenebilir. İlçemizde 7 otel ve bir tatil köyü bulunmaktadır.
v Soğuksu Milli Parkı içerisinde bulunan mülkiyeti Başkent Üniversitesi Eğitim Vakfına ait 4 yıldızlı Patalya Termal Resort Oteli 156 oda ve 312 yatak kapasitesine sahiptir. Otel, 300 kişilik toplantı salonları ve 225 kişilik konferans salonu ile Kongre turizmi açısından da önemli bir işleve sahiptir.
v İşletmecisi Aneks İthalat İhracaat Turizm İnşaat ve Sanayii Ticaret A.Ş.’ye ait olan Hotel Ab-ı Hayat. 93 oda 203 yatak kapasitelidir.. Bu işletme üç yıldızlıdır
v Ankara Valiliği Özel İdare Müdürlüğüne ait Termal Tesis; 1987 yılında hizmete girmiştir. Bu tesis 26 oda 55 yatak kapasitelidir.
v Mülkiyeti Belediyemize ait olan Kaplıca Oteli, Soğuksu Milli Parkı yolu üzerinde, Büyük Kaplıca yanındadır. 34 oda ve 80 yatak kapasiteline sahiptir.
v Mülkiyeti Belediyemize ait olan Soğuksu Termal Oteli 21 oda, 3 süit daire ve 64 yatak kapasitelidir.
v Boğaziçi Termal Çam Oteli, 3 yıldızlı, 45 oda ve 100 yatak kapasitelidir. Milli Park içerisinde bulunmaktadır. Otelin irtifa hakkı S.S.K'ya ait iken 2001 yılı içersinde bu imtiyaz Orman Bakanlığınca iptal edilmiştir. Otel Kaymakamlığımızca 2886 Sayılı Kanunun 75. maddesi gereğince 10.01.2005 tarihinde tahliye edilerek 28.01.2005 tarihinde Orman Bakanlığına teslim edilmiş olup şu an faaliyet göstermemektedir.
v İlçemiz İsmetpaşa mahallesinde mülkiyeti ASYAFİN A.Ş.’ye ait 98.125m2 alana kurulu Asya Kızılcahamam Termal Tatil Köyü. Bünyesinde 1568 yatak kapasiteli 494 konutluk devre mülk, 4 yıldızlı 200 yatak kapasiteli Termal otel, Sosyal Tesisler, Yüzme Havuzları, Ticaret ve Kültür Merkezleri, açık ve kapalı Spor Salonları ile Rekreasyon alanı mevcuttur. Bu proje içerisinde, kapasiteleri 5 ila 80 arasında değişen muhtelif büyüklüklerde 10 adet toplantı salonu ve 450 kişilik 1 adet çok amaçlı salon bulunan Kongre ve Kültür Merkezi özellikle Kongre turizminde ilçemize ciddi bir hareketlilik kazandırmıştır.
v Otel Şifa Hayat Suyu Kaplıca Oteli Aneks İthalat İhracaat Turizm İnşaat ve Sanayii Ticaret A.Ş.’ye olup 55 oda ve 140 yatak kapasitelidir. Toplam 450 kişilk 2 salonu ile kongre turizmine katkıda bulunmaya adaydır.
v 2005 yılı Temmuz ayında faaliyete geçen Hakim Evi 66 yataklı, 33 odalı olup bu odalardan 6’sı duple 6’sı suit şeklindedir. Hakim Evi bay bayan havuzları, sauna, Jakuzi, Restorant, Oyun Salonu ve Konferans solonu ile hizmettedir.
İlçemiz girişinde 24 devremülk kapasiteli Akasya Termal Tesisi inşaatı tamamlanrak hizmete başlamıştır.
İlçemizde mevcut yatak kapasitesi pansiyon ve küçük oteller hariç 2600 civarındadır. Bunun dışında toplam 128 yatak kapasiteli 2 adet küçük otel ve 1 adet pansiyon bulunmaktadır. Yukarıda sayılan faal tesislerimizde istihdam edilen personel sayısı 600’dür ve %75’i Kızılcahamam’ın yerli insanıdır.